From the World Press

HTML Template

New York Times

This hotel offers high style at relatively low prices. Misafir’s six spacious rooms have modern Scandinavian furniture, colorful Turkish fabrics and ample gadgetry (flat-screen TVs, DVD players and wireless Internet access). Rates include an in-room breakfast of Turkish pastries, toast, juice, coffee, tomatoes, cheese and cucumbers.

Guardian

What a nice place, very boutique only 6 suites. I didn’t have the chance to see them all but the owner showed me 3 of them and they all looked fantastic, large and incredibly comfortable. Very attentive service and good tips.

Frommer’s

The facade is original, while the inside is embellished with new basalt floors, marble bathrooms, and artistic textiles. Rooms are enormous (as are the bathrooms, which are stocked with complimentary L'Occitaine products), with king size beds, twin sofas flanking oversize circular ottomans, and long, upholstered benches conveniently placed. It's all very smart, very well planned out, and very, very delightful. The restaurant Sekiz has a hip vibe and top-notch creative cuisine.

Trip Advisor 2009-2010 Istanbul Guide

Where to STAY HIDDEN GEMS

"I could say so many good things about Misafir Suites, But the thing that I liked the most was that even though it's in the center of Istanbul (a very chaotic place), it's like you're at home when you get in Gigantic your room, you melt in their huge beds. "

I Escape

Beyoglu, 'Paris of the Orient', was Istanbul’s cosmopolitan epicentre; a wealthy community of neo-classical embassies and baroque hotels, where Jewish and Armenian traders rubbed shoulders with Christians, sultans, artists and eccentrics. By the middle of the last century, it had begun a slow decline. And when Joost Rooijmans bought a run-down squat of a building in one of its dingy back streets in 1997, his friends thought he was crazy. It was a risk, he admits, but he was captivated by the area’s history and believed in its future. The risk has paid off.

Modern Beyoglu is Istanbul’s answer to Soho: still a little rough around the edges, but enjoying a cultural revival. In a labyrinth of narrow lanes are antique shops, galleries, jazz clubs and night clubs. And in the thick of it all, Joost’s handsome Ottoman building has been resurrected as a boutique hotel. A cantilevered staircase spirals up to 7 fabulous suites. Below, there is a lively colonial-style eatery (try the Thai-style prawns and an ice-cold beer) and the city is right on the doorstep.

Travel + Leisure

A tiny, six-suite gem, filled with Designer Guild textiles and plenty of kilims.

Hürriyet Gazetesi ( Onur Baştürk )

Beyoğlu’nun arka sokakları diye tarif ettiğimiz bölgeler vardır ya.

İlk taraf, yani Tarlabaşı’na bakan "arka sokaklar" daha güvenlidir. Hatta iyi restoran/kafeler bile vardır oralarda.

Diğer taraf, yani Sıraselviler’e çıkan "arka sokaklar" ise daha karmaşıktır.

Rock barı, türkü evi, dönercisi birbirine girmiştir. Hani gece geç saatte orada hava almak için yürümek pek akıl karı olmayabilir.

Oysa bu arka sokaklara yazık oluyor aslında.

Hep düşünürüm, buralara butik otel ya da Avrupa’daki gibi ucuz hosteller yapan neden çıkmaz diye.

Sonuçta bir sürü tarihi bina var. İçleri restore edilince şahane şeyler çıkabilir ortaya.

Diyeceksiniz ki, hangi yabancı gider o arka sokaklara, delirdin mi?

Yabancılar enteresan, bizden daha cesurlar. Ve gidiyorlar işin garibi.

Hatta işin ucunda parti oldu mu bizim cemiyet insanları da gidiyor.

Ara sokakmış, tehlikeliymiş filan dinlemiyor. Misafir Suites tam böyle bir yer. Gazeteci Erol Dernek Sokak’ta, hemen Emniyet’in yanı başında.

Eskiden (sanırım adı Neva’ydı) salaş bir rock bar olan mekanı butik otel, residence karışımı bir yer yapmışlar.

Yedi tane süit oda varmış sadece. Günlük de kiralayabiliyorsunuz odaları, aylık da. Odaların günlüğü 200 Euro’dan başlıyor. Yani vaat edilen odalar lüks.

Ve işte Misafir Suites denen bu yer tam da arka sokak cangılının ortasında.

Karşısında türkü evi, iki adım ötede irili-ufaklı çeşit çeşit rock-pop barlar.

Hani tam "ne alaka?" denilen bir yerde Misafir Suites.

Ama işte konaklayan yabancı yine konaklıyor, engel değil (NY Times ve Guardian’da yazıları çıkmış Misafir’in).

Ayrıca buranın alt katında Sekiz diye bir mekan var. Geçen aylarda bir-iki sosyetik sima doğum gününü burada yapınca popüler olmuştu anında Sekiz. Geçen gece yine Sekiz’de, Power XL ile V2K Designers’ın düzenlediği bir parti vardı.

Hiç ummadığınız insanlar o arka sokaklara (çoğunluk arabasıyla tabii) girmekte/yürümekte sakınca görmedi.

Kısacası Beyoğlu’nun arka sokakları sessiz ve derinden keşfediliyor, değerleniyor.

Umarım devamı hızlı (çorap söküğü hızında mesela) gelir.

Newsweek ( Owen Matthews)

One of my personal favorites is the tiny Misafir Suites, a boutique hotel in a warren of tiny streets right in the heart of the European quarter of Beyoglu. The handsome 19th-century Greek building has been converted into a restaurant, an art space, and seven guest suites, each with a different ultramodern décor. The rooms are enormous—between 45 and 55 square meters—with giant baths. The furniture is handmade from solid hardwood by contemporary Turkish designers, the pictures on the walls are collages of vintage Ottoman letters and photographs, and the carpets are modern twists on old Anatolian designs. Peaceful it’s not. On weekends the nearby pedestrian mall Istiklal Caddesi, once the Grand Rue de Pera, is packed with revelers out sampling the restaurants, bars, clubs, cinemas, and narghile-smoking cafés. But the Misafir Suites is the perfect place to settle for a comfortable night’s rest.

Hürriyet Gazetesi ( Hakan Gence )

Beyoğlu'ndaki İst 8/18 dört katlı, 2200 metrekare büyüklüğünde bir mekân. İçinde farklı fonksiyonları barındırıyor. Nasıl mı? Otel, restoran ve sanat merkezi olarak... Kurucusuysa aşkı için İstanbul'a gelen bir Finli

İst 8/18, Beyoğlu Ağa Camii'nin tam karşısındaki Erol Dernek Sokak'ta. Uzun bir restorasyon çalışmasının ardından şimdiki halini alan mekân, şehrin gürültüsünden uzaklaşmak isteyenlere üç farklı alternatif sunuyor: 8 İstanbul Eatery&Bar, Infinitas Salon ve Misafir Suites.

Binanın giriş katında Infinitas Salon karşılıyor. Burası bir kültür merkezi. Ünlü ya da ünsüz sanatçılara yer var. Ama bir galeri değil. Sahiplerinin tanımıyla sürekli değişen, gelişen bir yer. Bu yüzden de adını ‘Salon' koymuşlar zaten. Bir sergi bittikten sonra yerine bir heykel atölyesi ya da farklı enstalasyonlar gelebiliyor. Bu mekânda toplantılar da yapılıyor.

Beyoğlu'nda Büyük Oda Devri

Binanın 90 kişilik terası güzel havalarda hizmet veriyor. Giriş katındaki bölümünün adıysa, 8 İstanbul Eatery&Bar. Mönüsünde ağırlıkla Uzakdoğu mutfağından alternatifler bulunuyor. Kış sezonu lezzetleri arasında karidesli yeşil köriyle Veli Usta'nın armut tatlısı favoriler. Restoran açık mutfak sistemiyle çalışıyor. Yani sipariş verdiğiniz yemek pişerken bir yandan da izleyebiliyorsunuz. En iyi yanlarından biri, kapanış saati olmaması.

8/18'in başka bir parçasıysa Misafir Suites. Bu bölümde yedi oda var. Bütün odalar birbirinden farklı dekore edilmiş. Modern tarzda olanı da, klasik mobilyalarla döşenmişi de mevcut. Objelerin ve mobilyaların çoğu farklı tasarımcıların elinden çıkan özel ürünler. 55-70 metrekare büyüklüğündeki bu odalar ‘Beyoğlu'nda ufak odalı otel makbuldür' konseptini de yıkmayı hedefliyor.
Peki bu mekânın ardında kim var? Finli Mark Slade. Onu Türkiye'ye getirense tesadüflerle karşısına çıkan aşk. Türk eşiyle İngiltere'de tanışmış: “Aslında avukatım ama mesleğimi hiç yapmadım. 11 yıldır buradayım. İlk başta gayrimenkul işleri yaptım. Uzun süre Kanyon'un genel müdürlüğünü üstlendim. Şimdi kurduğumuz bu mekâna da eskiden müşteri olarak geliyordum. Yemeklerini beğenirdim. Fırsatını bulduğum zaman da satın aldık.” (212) 249 89 24

Sanatçılara Açık Bir Otel

Bizde SPA ve havuz yok. Ama sanatla iyi yemek var.Projelerimizden biri ‘Residence Sanat'. Önemli sanatçılarımız odamızda konaklayacak. Orada işler üretecek. Bu eserleri sanat salonumuzda sergileyip satacak.

Istanbul Life Magazin

Birkaç senelik maziye sahip olan ‘8 İstanbul’, son dönemde pırıltısını yitirmeye başlamıştı. Taze kan yeni işletmecilerle geldi. Esen Selçuk Avcı, Kanyon’dan Markus Lehto, Çemberlitaş Hamamı’nın renkli patronların Ruşen Baltacı elbirliğiyle 8’e yeni bir yüz kazandırıyorlar. Buraya artık 8/18 diyebilirsiniz. Mekan tam anlamıyla bir keyif kompleksine dönüşmüş. En büyük yeniliği ise Infinitas Salon. Burası sergilerin ve sanat performanslarının yapılacağı bir bölüm. Eylül ortasına kadar 8, genç fotoğrafçının İstanbul’a bakış açısını ele alan bir sergi var. Mekana yolunuz düşerse bu sergiyi de mutlaka gezinderiz.8/18’i gezmeye tanıdığımız bir noktadan yani 8 İstanbul Eatery&Bar’dan başlarsak, Uzakdoğu mönüsüyle ve tazelenmiş atmosferiyle yeni 8’inilk yüzü çıkıyor karşımıza. İşler yolunda giderse, bu mekan kış aylarında buluşma mekanlarından birisi olacak. Eylülün tadı ise mekanın terasında çıkar. Bir amazon ormanının küçültülmüşü gibi görünen teras, Beyoğlu’nun tarihi binalarını hissettirerek sizi çok uzaklara götürecek. Bu bölümde en büyük yenilik ise yine mönüde. Görüntüsüyle mekanın ambiyansına son derece uygun olan pancarcarpaccio harika bir başlangıç. Pad Thai, bresaola, incir ve fındık kruton denemenizi önereceğimiz diğer lezzetler arasında.8/18 bünyesinde bulunan süitleriyle de meşhur. ‘Misafir Suites’ olarak adlandırılan odalar butik otel konseptine göre düzenlenmiş. Beyoğlu gecelerinden yorgun argın dönmek istemeyenlerin aklında bulunsun. Karne notu Yemek kalitesi:9 Servis: 9 Ambiyans: 9 Not verirken yemeğin kalitesi, servis ve ambiyans olmak üzere 3 kategori değerlendiriliyor.1 ile 10 arasında puan veriliyor. Karne notu bunların ortalamasından oluşuyor.

Travel Intelligence

The Most Romantic City Hotels in the World from Travel Intelligence